Bir 14 Şubat Sevgililer Günü daha geldi çattı. Bugün geldiğinde eğer yanınızda sevdiğiniz varsa ne mutlu size...
Kimine göre sevgililer günü ticari bir gündür, hediye alıp vermekle piyasayı hareketlendirmeyi amaçlar; kimine göre ise sevgiyi bir güne sığdırmaya ne gerek var ki sevene her gün 14 Şubat. Tüm bunlarda haklılık payı olsa da hediye alıp vermenin, sevildiğini hissetmenin, sevebilmenin bilimsel olarak bedeni ve ruhu mutlu ettiği, kalbe iyi geldiği ve ömrü uzattığı bir gerçek.
Bizde doktorumbenim.com olarak bu özel günde aşkı ve kalbi, kalbe en yakın doktorla Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karabulut ile konuştuk.

AŞK İLE MUTLULUK HORMONU SALGILANIYOR
Kalbi sizden iyi tanıyan yoktur herhalde. Her gün yüzlerce kişinin kalbi sizin gözetiminizde. Dolayısıyla âşık bir kalple âşık olmayan bir kalp arasında ne farklar vardır? Sizin aşk tarifiniz nedir?
Doç. Dr. Ahmet Karabulut: Yüzde kızarma, ellerde terleme, anlamsız bir huzursuzluk hali... Çoğumuz için anlam ifade etmeyebilecek bu bulgulara kalbin hızlı ve yalpalayarak atması da eklenmişse; aşk kapınızı çalmış demektir. Bütün bu değişimler aşk iksiri olarak tanımlayabileceğimiz oksitosin, dopamin, seratonin, endorfin, adrenalin gibi hormonların beyinden salınması sonrası gerçekleşiyor. Tabi ki bu bulgulara bir de kalp çarpıntısı, göğüsteki tarif edilemeyen o his de ekleniyor. İşte bu yüzden aşk denilince akla kalp, kalp denilince de akla aşk geliyor. Tam tersine aşkını kaybeden kişide gelişebilecek kırık kalp hastalığı nedeniyle aşk genelde kalp acısı ve kalp kırılması ile anılır olmuştur. Oysaki aşk kalbe iyi gelir. Sevgi kalbin ömrünü uzatır. Üstelik bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.
Aşk denilince sadece iki karşı cins arasındaki ilişki akla geliyor genelde. Bu ne kadar doğru?
Doç. Dr. Ahmet Karabulut: Aşk ve sevgi derken sadece iki karşı cins arasında süregelen duygusal yakınlaşma düşünülmemeli. Kişiye huzur verecek aile sevgisi, hayvan ve doğa sevgisi, tasavvufi aşk da kalp sağlığına olumlu etki ediyor. Bunca olumlu etki için aşk ve sevginin elbette ifade edilmesi gerekiyor.
SİZ SİZ OLUN PLATONİK AŞIK OLMAYIN!
Peki platonik âşıklar da durum ne? Aşkın iyi etkileri onlar için de geçerli mi?
Doç. Dr. Ahmet Karabulut: Platonik aşklar bu olumlu etkileri oluşturmuyor, hatta olumsuz sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Aşk ve sevgiyi dile getirecek kelimeler, hediyeler, el ele tutuşma, kucaklama, sarılmak gibi davranışlar vücuttaki olumlu hormon salınımını arttırıyor ve vücudun daha huzurlu olmasını sağlıyor. Çevrenizde gördüğünüz olumlu davranışlar karşısında suskun kalmak yerine mutlaka birkaç kelime ile takdir göstermek karşımızdakini motive ediyor ve kalp ve genel sağlığına olumlu katkı yapıyor.
KALBE, YÜKSEK TANSİYONA, KOLESTEROLE KARŞI BOLCA AŞK!
Aşk ve kalp arasındaki o iyi etkileri açıklamanın vakti geldi sanırız. Doç. Dr. Ahmet Karabulut der ki;
Aşk kalbe iyi gelir: Aşk başlangıçta kalbi hareketlendirse de, uzun vadede kalp krizi riskini azaltıyor. Mutlu ve huzurlu bir ilişki yaşayan çiftlerde kalp krizi görülme riskinin azaldığı gözleniyor. Aşk ve sevgi kalp üzerindeki faydalarını farklı şekillerde ortaya koyar. Aşk ve sevgi stresin panzehiridir. Vücuttaki stres hormonu kortizolun azalmasıyla şeker ve kolesterol döngüsünde düzelme izlenir ve damarlar korunur. Aynı zamanda beyinden salınan dopamin, endorfin ve seratonin hormonlarının antidepresan etkileri vardır ve kalp damarları depresyonun zararlı etkilerinden korunmuş olur. Aşk iksirinin en önemli öğesi olan oksitosin ile kan basıncında düzelme izlenirken, vücudun bağışıklık sistemi daha da güçlenir ve damarlardaki iltihabi olay azalır. Ek olarak mutlu çiftlerin uyku kalitesinin daha iyi olduğu gözleniyor. Bütün bu bulgular bir araya geldiğinden kalp krizi ve damar hastalıkları riskinde azalma meydana geliyor.
Aşk tansiyona iyi gelir: Yanlış duymadınız! Aşk ve sevgi tansiyonu düşürüyor. Sıcak bir kucaklaşma sonrası gelecek 10 dakika sevgi dilli konuşmanın tansiyonu düşürdüğü gösteriliyor. Bu etkinin temelinde vücutta artan gevşeme hormonu oksitosinin etkisi vardır. Tansiyonu düzenleyen diğer etkenler ise vücuttaki stresin azalması, uyku kalitesinin artması, kişisel bakım ve beslenme düzeninin daha kaliteli olmasıdır.
Aşk kolesterole iyi gelir: Yapılan araştırmalar mutlu birliktelik yaşayan çiftlerde vücuttaki stres hormonlarının azalmasına paralel olarak kolesterol seviyeleri daha düşük izleniyor. Mutlu çiftlerin beslenme alışkanlıklarının daha kaliteli olması da kolesterol dengesini olumlu etkiliyor. Düzenli spor yapan çiftlerin, tek başına spor yapanlara oranla spora devam etme oranının daha yüksek olduğu, sporu daha etkin şekilde yaptıkları gözleniyor. Düzenli spor özellikle yağ seviyesinde belirgin düşüşe sebep oluyor.
Aşk ömrü uzatır: Mutlu birliktelik yaşayan kişilerin yalnız yaşayan kişilere oranla daha uzun yaşadıkları saptanmıştır. Tek başına yaşayan kişilerde depresyonun sık olduğu, sigara ve alkol tüketiminin fazla, sağlıksız beslenmenin daha sık olduğu izleniyor. Tek başına yaşayan kadınların ortalama 2 yıl erkeklerin ise ortalama 6-7 yıl ömürleri kısalıyor.